Seboreik Dermatit Doğal Tedavi

Lise yıllarımın bitişi ve iş hayatına atıldıktan bir kaç sene sonra burun kenarlarımda hafif döküntüler ile karşılaşmaya başlamıştım. İlk zamanlarda çok dikkatimi çekmeyen bu döküntüler ilerleyen zamanlarda kaşıntı ve kızarıklığın dahada artması ile birlikte daha çok dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bunun üzerine bir cilt doktoruna görünmeye karar verdim.

Yapılan kontrol sonrasında yaşamış olduğum bu belirtilere Seboreik Dermatit adında bir hastalığın sebebiyet verdiğini ve bu hastalığı tetikleyen en büyük etkenin ise STRES olduğunu öğrendim. Doktorum ayrıca şu anda yaşamış olduğum ve stresi tetikleyen faktörlerin çözümü için bir psikolog ile görüşmemin doğru olacağını söylediğinde hastalık önemi benim için dahada fazla artmıştı. Tedavi için nasıl bir yol seçmeliyiz konusunda yaptığımız konuşma sonrasında bu hastalık için kesin bir tedavi bulunamadığını mümkün olduğunca stresten uzak durmam gerektiğini söyledi. Hem saçımdaki hemde suratımdaki döküntüler için bana bir şampuan ve şu anda adını hatırlayamadığım kortizon içerikli bir krem verdi. Bahsetmiş olduğum yıllardan bu yana o kadar zaman geçtiki şu anda tedavinin ilk etkilerinin ne olduğu konusunu hatırlamıyorum fakat ilerleyen sürelerde çok daha kötü hale geldiğini söyleyebilirim.

İlerleyen yıllar içinde bu hastalık konusunda bir ilerleme varmı araştırmaya devam ettim ve başka doktorlarlada görüşmelerim oldu. Fakat sonuç hiç bir zaman değişmedi. Görüşmelerde sonunda aynı sonuçlar ve birbirinin benzeri kortizon içerikli kremler. O zamanlar kimden duyduğumu hatırlamıyorum fakat uygulanan tedavi ve ilaç içeriği konusunda yaptığım konuşmalarda kortizonun cilde inceltme etkisi olduğunu ve sadece belli bir süre hastalığımı baskılamak dışında birşey yapamadığını öğrendiğimde bu hastalık için doğal tedavi yöntemleri aramaya başladım. Yine bir doktorun tavsiyesi ile kayısı yağı kullanarak hastalığın seyrettiği bölgelere sürerek bir süre bu tedaviyi uyguladım. Diğer tedavi yöntemlerine nazaran daha iyi sonuç veriyordu fakat ilerleyen senelerde kayısı yağındanda aynı etkiyi görmemeye başlayarak yine bir doktor arayışına ve yine aynı sonuçlara duymaya başlamıştım. Artık hiç bir doktorun vericeği tavsiyeyi dinlemek istemiyordum çünkü o kadar uzun zamandır bu hastalık ile başbaşaydımki doktorlardan bile daha bilgili hale gelmiştim.

Çaresizlik içinde yabancı dilimin gelişmesi ile birlikte yurt dışındaki sitelerde benimle aynı hastalığı paylaşan insanların neler yaptığını araştırken şu anda aslında bu makaleyi yazmamın ve uzun zamandır kullandığım tedaviyi sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Öncelikle şunu söylemem gerekiyor. Bu hastalığın şu anda bulunabilmiş kalıcı bir tedavisi bulunmuyor. Doktorların söylediğine görede hayatımızın sonuna kadar beraber yaşamamız gereken bir hastalık bu. Madem bu hastalığı ömrümüz boyunca yaşıyacaz o zaman günlük rutinimiz içinde yapıcağımız bir kaç ufak uygulama ile bu süreci en rahat şekilde neden geçirmeyelim. Lafı daha fazla uzatmadan şu anda kullanmış olduğum tedaviyi, ayrıca bu hastalığın seyri sırasında dikkat etmeniz ve uygulamanız gereken püf noktalardanda bahsedicem.

Benim bir doktor olmadığımı ve vermiş olduğum bilgiler dahilinde başınıza gelecek herhangi bir kötü olaydan durumdan sorumlu olmayacağımıda belirtmek istiyorum. Tek amacım uzun zamandır çaresizce bu hastalık için tedavi arayan kişilere küçükte olsa bir yardımda bulunmak.

Doğal Tedavi Yöntemi

Tedaviye geçmeden önce hastalığın detayları merak edenler http://en.wikipedia.org/wiki/Seborrhoeic_dermatitis altından bu bilgiye ulaşabilirler.

Tedavinin adı “Seb derm – Treating seborrheic dermatitis with raw honey and virgin coconut oil” olarak geçiyor ve orjinal makaleye http://www.rosaceagroup.org/The_Rosacea_Forum/showthread.php?20789-Seb-derm-Treating-seborrheic-dermatitis-with-raw-honey-and-virgin-coconut-oil ve http://rosacea-support.org/community/blog/Auburn/how_i_successfully_treated_my_seb_derm_b-6.html altından ulaşabilirsiniz.

Tedaviyi türkçeye çevirisini ise “Hisdistancevisi yağı ve saf bal ile Seboreik Dermatit tedavisi” olarak yapabiliriz. Tarif tamamen 3 adet doğal malzemelerden oluşmakta ve bu malzemelerin kullanımında ölçeklerin ve verilen zamana sıkı şekilde bağlı kalmanız önem arzediyor.

Tedavi iki ana kısımdan oluşmakta. İlk kısım 1 ay sürecek bir kür iken, ikinci kısım ise günlük yaşantınız içinde sürdürmeniz gereken daha kısa bir tedaviden oluşuyor.

4 hafta sürecek tedavi süreci 2 günde bir üç saat kullanılacak bir maskeden oluşuyor.

Malzemeler

Hazırlanış ve Uygulanması

Boş bir kaseye 2 çay kaşığını tam olarak dolucak şekilde bal ekliyorsunuz. Daha sonra yarım çay kaşığı içme suyunu ki buradaki oran çok önemli aksi takdirde hazırlayacağınız maskenin kıvamını tutturamazsınız. 10 sn kadar kase içinde bal ve suyu karıştırıyor ve balı sürülebilecek bir kıvama getiriyorsunuz. Hazırlanan karışımı suratınız ve saçlarınız olmak üzere tüm baş kısmınıza elinizle çokda bastırmadan yedirerek sürüyorsunuz. Buradaki püf nokta başınızda mümkün olan heryere bu karışımı sürüyor olmanız. Karışım 3 saat boyunca suratınız ve saçınızda kalıyor ve sürenin sonunda ılık bir su ile hem suratınızı hemde saçınızı duruluyorsunuz. Duruladıktan sonra suratınızın nemi kaybolmadanki burası çok önemli hisdistan cevisi yağınızdan bir damla parmağınıza damlatıp parmağınızla damlattığınız bu yağı hafif ezdikten sonra suratınızda aktif olarak seyreden bölgelerin üzerine nokta nokta sürüyorsunuz.

Ertesi gün aslında bu tedavi sonrasında her gün uygulayacağınız rutin olan sabah ve akşam suratınızı öncesinde içme suyu ile nemlendirip arkasından çeyrek kaşık balı suratınızda yaklaşık 20 – 25 saniye sürüp duruladıktan sonra yine hindistan yağını sürdüğünüz rutinden oluşmakta.

3 saatlik olan tedavi süresi olan 4 hafta bittiğinde yukarıda yazdığım günlük rutine devam etmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kısa süre herşey yolunda giderken bir anda yine eski sıkıntılı günlerinize tabi daha seyrek yaşayarak dönüyorsunuz.

Burada eğer yine ciddi sıkıntılar yaşamaya başladıysanız 1 aylık kürü terkardan uygulamanızda bir sakıncada yok. Yada yine haftada bir kere günlük rutin dışında 3 saatlik tedaviyide eğer vaktiniz uygunsa uygulayabilirsiniz.

Bundan sonrası tamamen size kalmış durumda. Ayrıca hastalığın aktif olduğu süreç içinde mümkün olduğunca yağlı yiyecek, kuruyemiş, çay, kahve, domates gibi asitli yiyeceklerden uzak kalmakta bu süreci azaltmakta. Ayrıca 2 günde bir duş almanız ve eğer erkek iseniz düzgün aralıklarla traş olmanızda bu süreçte etkili oluyor. Yaz aylarında ise güneş ve deniz bizim en büyük dostumuz.

Sağlıcakla kalın